Sözel İletişim Tedavisi

Sözel İletişim Tedavisi

Sözel Anlatım Bozukluğu

Dili genel olarak iki kısma ayırmak mümkündür. Çevremizdeki kişiler konuştuğunda konuşulan kelimelerin bizim tarafımızdan algılanması kısmı (alıcı dil veya algılanan dil), bu kelimelerin bizim tarafımızdan ifade edilmesi, söylenmesi kısmı (ifade edici dil). Sözel anlatım bozukluğu olan çocuklarda dilin alıcı kısmı yaşına uygun bir performans sergilerken, ifade edici dil kısmı ise yaşın gerisindedir. Örneğin ”bardağı ver” cümlesi çocuk tarafından algılanarak görev yerine getirilebilirken, bardak kelimesini konuşmasında kullanamaz.

 

Yaygın Bir Sorun mudur? Düzelir mi?

3 yaşının altında % 15’lere kadar yüksek oranda görülmesine rağmen, 11 yaşın üzerindeki çocuklarda % 3 seviyelerine kadar düşmektedir. Erkelerde kızlara göre 2-3 kat daha fazla oranda görülmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

 

Anne karnında yaşanan olumsuz durumlardan (ilaç maruziyeti, alkol veya benzeri zararlı madde kullanımı gibi), genetik yatkınlığa, doğum sonrası bebeğin yaşadığı çevre ailede dilin kullanımı şekline kadar birçok faktör sorumlu tutulmaktadır. Ancak bu faktörlerin arasında en önemli faktörün genetik etkiler olduğu birçok çalışmada ifade edilmektedir. Diğer en önemli neden ise çocuk aile etkileşiminde konuşma dilinin yeterinde kullanılamaması veya çocuğa yeterli sözel uyaranın sağlanamadığı durumlardır. Kısıtlı bir çevre ile etkileşime giren çocuğun (anne-baba veya bakım veren) çevresindeki dilin kullanımından etkilenmesi doğal bir sonuçtur.

 

Sözel Anlatım Bozukluğu

Dili genel olarak iki kısma ayırmak mümkündür. Çevremizdeki kişiler konuştuğunda konuşulan kelimelerin bizim tarafımızdan algılanması kısmı (alıcı dil veya algılanan dil), bu kelimelerin bizim tarafımızdan ifade edilmesi, söylenmesi kısmı (ifade edici dil). Sözel anlatım bozukluğu olan çocuklarda dilin alıcı kısmı yaşına uygun bir performans sergilerken, ifade edici dil kısmı ise yaşın gerisindedir. Örneğin ”bardağı ver” cümlesi çocuk tarafından algılanarak görev yerine getirilebilirken, bardak kelimesini konuşmasında kullanamaz.

Yaygın Bir Sorun mudur? Düzelir mi?

3 yaşının altında % 15’lere kadar yüksek oranda görülmesine rağmen, 11 yaşın üzerindeki çocuklarda % 3 seviyelerine kadar düşmektedir. Erkelerde kızlara göre 2-3 kat daha fazla oranda görülmektedir.

Nedenleri Nelerdir?

Anne karnında yaşanan olumsuz durumlardan (ilaç maruziyeti, alkol veya benzeri zararlı madde kullanımı gibi), genetik yatkınlığa, doğum sonrası bebeğin yaşadığı çevre ailede dilin kullanımı şekline kadar birçok faktör sorumlu tutulmaktadır. Ancak bu faktörlerin arasında en önemli faktörün genetik etkiler olduğu birçok çalışmada ifade edilmektedir. Diğer en önemli neden ise çocuk aile etkileşiminde konuşma dilinin yeterinde kullanılamaması veya çocuğa yeterli sözel uyaranın sağlanamadığı durumlardır. Kısıtlı bir çevre ile etkileşime giren çocuğun (anne-baba veya bakım veren) çevresindeki dilin kullanımından etkilenmesi doğal bir sonuçtur.

Tanı Nasıl Konulur?

 

Tanı çocuk psikiyatrisi uzmanı tarafından çocuğun ayrıntılı muayenesi neticesinde konulmaktadır. Tanıyı desteklemeye yönelik olarak çocuğun ifade edici ve alıcı dil seviyelerini değerlendiren psikilojik testler uygulanabilir. Ayrıca okul veya kreş ortamında yapılan gözlemler çocuğun arkadaşları ile kurduğu iletişimin kalitesinin değerlendirilmesinde ve sonraki dönemlerde ortaya çıkabilecek akranları ile iletişim sorunları için öncesinden önlem alınmasına faydalı olabilir.

Tedavisi Edilebilir mi?

Sözel anlatım bozukluğunda müdahalenin ne zaman yapılması gerektiği konusunda uzmanlar arasında fikir birliği yoktur. Bir grup uzman müdahalenin tanı alınır alınmaz yapılması gerektiğini savunurken, diğer bir grup müdahale için 4-5 yaşların uygun olduğunu ifade etmektedir. Ek psikiyatrik bir rahatsızlık yoksa ilaç tedavilerinin yeri yoktur. Konuşma dil terapisti tarafından uygulanacak konuşma terapileri tedavinin temelini oluşturmaktadır.

 

HEMEN ARA

Ücretsiz Danışma Hattı +90 552 284 84 82

Fizik Tedavi Eğitimlerimiz ve Uygulamalarımız hakkında detaylı bilgi almak için çekinmeden bizi arayabilirsiniz. Dilerseniz Whatsapp üzerinden iletişime geçebilirsiniz.

 


Afyon Kocatepe Üniversitesi Protez ve Ortez bölümünden mezun olan uzmanımız daha sonra Haliç Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünü başarı ile bitirmiştir. Eğitim hayatına Bahçeşehir Üniversitesi – Kayropraktik alanındaki Yüksek Lisansı ile devam etmiştir. Osteopati – Manuel Terapi – Kuru İğne – Pilates – Kinezyolojik Bantlama – Lenf Ödem Tedavisi – West Akupunktur – Kupa Terapi – Hacamat – Hirudoterapi - Trigger Point Tedavisi – Fasyal Gevşetme ve Derin Doku Masajı alanlarında eğitimler alarak uzmanlaşmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Open chat
Powered by